
Markalaşma olgusunu çoğumuz modern sanayi çağına veya günümüz reklam dünyasına bağlarız. Oysa arkeolojik veriler, kurumsal kimlik anlayışının günümüzden binlerce yıl önce Suudi Arabistan coğrafyasında hayat bulduğunu gösteriyor.
Kuzeybatıdaki Kureyye vahasında M.Ö. 1600 civarında üretimine başlanan “Kureyye Boyalı Seramikleri” (QPW), zamanla uluslararası pazarlarda aranan prestijli bir simge haline gelmişti. Yaklaşık bin yıl boyunca kesintisiz varlığını koruyan bu seramikler, antik dönemin en uzun soluklu ürün kimliklerinden birini temsil ediyor.
Viyana Üniversitesi araştırmacısı Marta Luciani liderliğindeki ekibin PLOS ONE dergisinde paylaştığı çalışma, söz konusu başarının tesadüf olmadığını ortaya koydu. Vahadaki ana fırından çıkarılan seramik parçalarının jeokimyasal ve petrografik incelemeleri, üretimde şaşırtıcı bir tutarlılık bulunduğunu gösteriyor. İki renkli desenler, canlı figürleri ve ritüel sahneleriyle süslenen bu kaplar; ham madde seçiminden pişirme tekniğine kadar katı bir standartlaşma sürecinden geçti. Bölgedeki çömlekçiler, sınır ötesi pazarlara ihraç edilmek üzere üretimi bilinçli bir ölçeklendirme modeliyle yönetti.
Elit mezarlarından tapınaklara uzanan prestij
Söz konusu üretim kalitesi, seramiklerin yüzlerce kilometre ötedeki antik merkezlere kadar ulaşmasını sağladı. Güney Levant’ta Mısır tanrıçası Hathor’a adanan Timna tapınağında ve zengin mezarlarında bu özgün parçalara sık sık rastlandı. Ürünün yakaladığı ekonomik başarı, kısa sürede taklitlerinin türemesine bile yol açtı. El-Ula ve Barqa el-Hetiye gibi farklı yerleşimlerde sahteleri üretilse de Kureyye imzalı orijinaller prestijini M.Ö. 6. yüzyıla kadar korudu. Modern markaların ömrünü katlayan bu tarihi sistem, ticaret tarihine ışık tutmaya devam ediyor.
The post Suudi Arabistan’da Tunç Çağı’na ait 3 bin 600 yıllık marka bulundu first appeared on .