Girne’deki faciada geminin 26 yıllık geçmişi: 29 kusur tespit edilen ağır hasarlı gemi, tartışmalı tamir sürecinden sonra hizmete konmuş!
Sözcü yazarı İsmail Saymaz, 30 Ağustos’ta Akdeniz’de batan Filo Jet’in geçmişine ilişkin dikkat çeken iddiaları gündeme getirdi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere 30 Ağustos’ta hareket eden Filo Jet isimli katamaran tipi yolcu gemisi alabora oldu. Faciada 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişiden ise haber alınamıyor. Sözcü yazarı Saymaz, batan gemiyle ilgili iddiaları kaleme aldı.
Saymaz’ın aktardığı bilgilere göre 2000 yılında Fransa’da “IRIS Jet” adıyla inşa edilen gemi, İspanya’da çalıştığı dönemde çeşitli arızalar yaşadı ve “gizli ayıplar” nedeniyle tazminata konu oldu. 2003 yılında Türkiye’ye getirildikten sonra Taşucu’nda fırtına nedeniyle rıhtıma çarpan ve ağır hasar alan gemi, daha sonra Antalya Serbest Bölgesi’ne çekildi. Gemi mühendisi Muzaffer Erdal Kılıç, 2016’daki incelemesinde gövdede geniş çaplı hasar tespit ettiğini, İtalyan klas kuruluşu olan RINA kurallarına uygun “vakum infüzyon” yöntemiyle yapılmasını önerdiği tamirin ise maliyet gerekçesiyle daha ucuz “el yatırması” yöntemiyle gerçekleştirildiğini öne sürdü. Saymaz ayrıca 2018’de Türk Loydu kayıtlarında gemiyle ilgili 29 kusur, eksiklik ve uygunsuzluk tespit edildiğini, deneme seyrinde makine arızaları yaşandığını ve satış davasında alıcı tarafa 549 bin 350 Euro ödenmesine hükmedildiğini yazdı.
Saymaz, geçmişinde çok sayıda arıza, hasar ve tamir bulunan geminin 2024’te Kuzey Kıbrıs’a satıldığını ve “Filo Jet” adıyla Türkiye-Kıbrıs hattında hizmete sokulduğunu belirtti. Geminin “uçak konforunda, uçak hızında” sloganıyla tanıtıldığını aktaran Saymaz, 30 Ağustos’taki facianın ardından geminin güvenlik ve denetim süreçlerine ilişkin sorular yöneltti. Yazıda, geminin Türk Loydu tarafından klaslanması ve KKTC tarafından sefere alınması sırasında geçmişindeki hasar ve eksikliklerin dikkate alınıp alınmadığı sorgulanırken, gemide “deniz kara kutusu” olarak bilinen VDR cihazının bulunmadığı ve KKTC’de bu cihazın zorunlu olmadığı da iddia edildi. Saymaz ayrıca kaptan Mehmet Öz’ün kaptanlık belgesinin Honduras’tan alındığı ve Honduras’ın Türkiye’nin tanıdığı ülkeler arasında bulunmadığını aktararak, gemi Türk bayraklı olsaydı Öz’ün bu gemide kaptanlık yapamayacağını ifade etti.
Saymaz, şunları kaydetti:
“Şimdi, yanıtını bekleyen hayati nitelikte sorular var.
Kuzey Kıbrıs, 2024 yılında bu geminin sefere konmasına izin verirken…
Türk Loydu klaslarken…
Filo Jet’in 26 yıllık geçmişine bakmadılar mı?
2003’te aldığı hasarı, 2016’daki gövde tamirini, 2018’deki 29 bulguyu görmediler mi?
Yoksa görmezden mi geldiler?
Filo Jet’te ‘deniz kara kutusu’ diye bilinen ‘VDR’nin olmadığı, Kuzey Kıbrıs’ın bu cihazı zorunlu tutmadığı iddia ediliyor.
Acaba Filo Denizcilik şirketinin KKTC’de bir devlet yetkilisiyle bağı ya da ilişkisi mi var?
KKTC Bayındırlık Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, kendi döneminde bu gemi sefere çıktığı halde sorumluluk üstlenmiyor, istifa çağrılarına kulak asmıyor.
Şaşırtıcı mı?
Asla.”
Yazının tamamını okumak için .
( ALINTI www.sozcu.com.tr/bu-gemi-bir-kara-tabut-p354612 )
The post Girne’deki faciada geminin 26 yıllık geçmişi: 29 kusur tespit edilen ağır hasarlı gemi, tartışmalı tamir sürecinden sonra hizmete konmuş! first appeared on .